Problem Çözme Sistematiğine Genel Bakış

Bu yazıda sistematik olarak bir problem nasıl ele alınmalı sorusuna birlikte yanıt arayacağız. Yazıyı kısa tutmaya çalışacağım. Hemen problemin tanımı ile başlayalım. Problem, amaçlara ulaşmayı engelleyen istenmeyen durumlar olarak tanımlanabilir. Bir üretim işletmesinde şu tür problemler karşımıza çıkabilir:

Temel Ekonomik Kavramlar-2

Temel ekonomik kavramları açıklamaya devam edelim. İlk olarak yılda en az bir kez duyduğumuz enflasyon kavramından başlayalım.

- Enflasyon

TÜİK tarafından halkın ağırlıkta kullandığı mallar belirlendikten sonra hangi sıklıkta kullanıldıkları da tespit edilir. Fiyatlar, bu kullanım sıklıkları ile çarpılıp sonuçları toplanarak tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bulunur. Yani örneğin 500 TL gıda harcaması yaptıysanız ve bu 500 TL sizin toplam harcamalarınızın %40’ı ise hesaba 200 TL olarak yansıtılır. Sonuç olarak varsayalım ki, Nisan 2013’te sonuç 100 ve Mayıs 2013’te sonuç 102 bulunmuş olursa enflasyon %2 artmış demektir. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) ile de enflasyon ölçülebilir. ÜFE ve TÜFE arasında doğru orantı vardır.

Temel Ekonomik Kavramlar-1

Hepimizin ekonomi haberlerini takip ederken kullanılan yoğun terimlerden dolayı dikkatimizin dağıldığı zamanlar olmuştur. Bu sebeple; bu yazıda, ekonomide en çok karşımıza çıkan kavram ve terimleri maddeler şeklinde yalın bir dille açıklayarak bunları anlaşılabilir hale getirmeye çalışacağım.

Para, iki farklı malın değişimi için kullanılan üçüncü maldır. Kağıt para ilk kez 1024 yılında Çin’de kullanıldı. İlk bankalar, 1300’lerde İtalya’da ortaya çıktı. Bankaların dünyaya yayılması ise 19 ve 20. yüzyılda oldu. İlk hisse senedi ise 1553’te Londra’da Muscovy Şirketi tarafından ihraç edilmiştir. 1600 yılında dünya ticaretini hedefleyen ilk şirket olan İngiliz East India Company kurulmuştur.

6 Ölümcül Pazarlama Günahı

Pazarlama gurusu Philip Kotler, bir işletmenin pazarlama faaliyetlerini yürütürken kesinlikle kaçınması gereken on günahtan bahseder. Bunlardan 6 hususu yalın bir dille bu yazıda özetlemeye çalışacağım.

 
1- Şirketiniz yeni fırsatlar yaratmakta başarılı değil.
– Son beş yıl içinde heyecan verici hiçbir fırsat yakalamadıysa,
– Piyasaya sürdüğünüz fikirler büyük ölçüde başarısız olduysa,
– İnovasyon deyince yaratıcılığı anlıyorsanız,
İlk günahı işlediniz.

Yalın Felsefenin ABC’si

Hepimiz biliyoruz ki; günümüz endüstrisinin en temel amaçlarından birisi, sistemlerini optimize ederek (eniyileyerek) minimum girdi ile maksimum çıktıyı elde etmektir. Bu amaca hizmet eden en önemli kavramlardan birisi yalın felsefe. Aslına bakılırsa yalın felsefe, II. Dünya Savaşı sonrası Japonlar’ın savaşın etkilerinden çabuk kurtulmak için geliştirdiği yöntemlerden oluşuyor. Çevrim sürelerini azaltmakta, üretim alanının kullanım oranını artırmada, kalitenin iyileştirilmesinde, üretim miktarını artırmada, stoklarda azaltmada ve işçi verimliliğini artırmada ciddi vaatlerde bulunan yalın felsefe, son yılların en popüler konularından biri. Ayrıca sadece imalat sektöründe değil; hizmet sektöründe de 5S gibi araçların uygulanabilirliği, bu konuyu daha da popüler hale getirdi. İlk başlarda Toyota’nın uyguladığı bu teknikler, şimdilerde şirketlerde bir çalışma kültürü haline geldi. 

Neden Bazı Kişiler “Çizginin Dışında”?

Dünyada en çok satanlar listesinde olan Malcolm Gladwell’in “Outliers” kitabını geçenlerde okudum. Bildiğiniz üzere, beğendiğim kitaplardan dipnotlarımı blogumda sizlerle paylaşıyorum. Bu yazımda bu kitap hakkında yazacağım. Kitaplardan çıkardığım notları paylaşırken bazen aslında kötü bir şey yapıyormuş hissine de kapılıyorum. Çünkü özetler, çoğu zaman okuyucuyu tembelleştiren ve kitabın aslından uzaklaştıran toparlamalar esasında. Ve belki siz kitabı okurken benim dikkatimi çekmeyen bir paragraftan veya belki bir satırdan önemli dersler çıkaracaksınız. Bu yüzden, siz yine de kitabı okuyun derim. 

ERASMUS Yazı Dizisi-5: Seyahat Hazırlıkları

Yazı dizisine istemeden ufak bir ara vermiş oldum. Çünkü oldukça yoğun ve bol maceralı süreçlerden sonra nihayet bu yazımı Erasmus programı ile geldiğim Macaristan’ın Debrecen şehrinden yazıyorum. Size bu yazımda yurtdışına çıkmadan önce ne tür hazırlıklar yapabileceğinizi anlatacağım. Öncelikle uçak biletinizi almanız gerekiyor. Bunun için skyscanner.com gibi siteleri kullanabilir; THY, Pegasus ve Wizzair gibi gideceğiniz destinasyona uçuşları olan tüm havayolu şirketlerinin teker teker web sitelerini ziyaret ederek fiyat araştırması yapabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken husus, bagaj hakkınızdır. İki tip bagaj hakkınız bulunuyor: check-in bagajı ve kabin bagajı. Kabin bagajı, uçağın içinde koltukların üstündeki raflara koyabileceğiniz bagajınız; check-in bagajı ise biniş kartınızı (boarding pass) aldığınız esnada uçağa gönderilmesi için teslim ettiğiniz bagajdır. Bazı havayolu şirketleri (THY gibi) belirli bir kilogram bagaj hakkı belirler ve uçak bileti fiyatına bagaj ücretini de otomatik olarak dahil eder. Ancak Wizzair ve Ryanair gibi ucuz havayolu şirketleri, ücretsiz olarak size sadece belirli ölçülerde bir çantayı kabin bagajı olarak götürebilmenize imkan verir. Bu yüzden ekstra ücret ödeyerek bir check-in bagajı satın almanız gerekir. Kaç kilogram bagaj hakkınızın olduğunu ve ebatlarının en fazla ne kadar olması gerektiğini mutlaka havayolu şirketinin web sitesinden öğrenmelisiniz.

ERASMUS Yazı Dizisi-4: Para İşlemleri

Gideceğiniz üniversitenin akademik takvimine göre artık derslerinizin ne zaman başlayacağını biliyorsunuz. Vizeniz de elinizde. Eğer Freemover (hibesiz) Erasmus Programı’ndan yararlanmıyorsanız, yani hibe alacaksanız; kendi üniversiteniz ile gitmeden önce yapmanız gereken sadece tek bir prosedür kaldı: Hibe sözleşmesi. Freemover olarak gidiyorsanız zaten Erasmus prosedürlerini vizeniz çıktığı anda bitirmiş oluyorsunuz. AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından yazı dizisinin ilk yazısında paylaştığım gibi gideceğiniz ülkeye ve öğretim dönemine bağlı olarak değişkenlik gösteren hibeniz, Euro hesabınıza yatırılacak. 

“Asla Yalnız Yeme”yenler

Keith Ferrazzi’nin “Asla Yalnız Yeme” adlı kitabını yakında okumuş ve kitapla ilgili bir yazı yazacağımı söylemiştim. Keith Ferrazzi, dünya çapında çok önemli bir yönetici ve danışman olmanın yanı sıra; samimi ve açık yapısı ile kitabı okurken sizi kendisine hayran bırakıyor. Tabi bunda yetiştirildiği kültürün de büyük etkisi var. Ancak ben, bu davranışların öğrenilebilir olduğunu düşünüyorum. 

ERASMUS Yazı Dizisi-3: Vize İşlemleri

İlk olarak ‘egzoz’un yazımı kadar çok karıştırılan büyükelçilik ile konsolosluk arasındaki farkı belirterek yazıma başlamak istiyorum. :-) Büyükelçi, bir ülkenin başka ülkelerdeki resmi temsilcisidir; iki ülke arasındaki ilişkileri düzenler. Konsolos ise, büyükelçiliğin denetimi altında ülkesinin ticari menfaatlerini koruyan ve diplomatik olmayan; vatandaş haklarının korunması ve noterlik gibi çeşitli resmi görevleri yerine getiren kişidir. Yani büyükelçilik binasının içinde bulunsa dahi vize işlemlerini konsolosluklar yapar, genel kültür olarak aklınızda bulunsun. Bu kısa dipnottan sonra artık pasaportunuz var ve kabul mektubunuz da hazırsa sıra geldi vize işlemlerine. Anlatmaya başlamadan önce vize sürecinin biraz çetrefilli ve ülkeden ülkeye oldukça değişken olduğunu söylemeliyim. Ben burada genel olarak istenen belgelerden bahsedeceğim. Bu yüzden mutlaka gideceğiniz ülkenin konsolosluğunun sitesinden vize başvuru şartlarını okuyup öğrenmelisiniz.

Arama
RSS
Beni yukari isinla