“Asla Yalnız Yeme”yenler

Keith Ferrazzi’nin “Asla Yalnız Yeme” adlı kitabını yakında okumuş ve kitapla ilgili bir yazı yazacağımı söylemiştim. Keith Ferrazzi, dünya çapında çok önemli bir yönetici ve danışman olmanın yanı sıra; samimi ve açık yapısı ile kitabı okurken sizi kendisine hayran bırakıyor. Tabi bunda yetiştirildiği kültürün de büyük etkisi var. Ancak ben, bu davranışların öğrenilebilir olduğunu düşünüyorum. Somutlaştırmak adına, samimi ve açık insan denilince ne gibi özellikleri kastettiğimi burada sıralayayım:

  • Hoş olmayan bir durum/olay yaşadıklarında lafı hiç dolaştırmadan bu sorunun kaynağını sert bir şekilde eleştirebiliyorlar. Ayrıca tüm tavırları ile nasıl bir imaj çizdiklerini karşısındakilere aktarabiliyorlar. Açıkçası yapmacık değiller.
  • Yaşadıkları başarılarının yanında; başarısızlıklarına da çok değer veriyorlar ve başarısızlıklarını bugünkü konumlarına ulaşmalarındaki önemli bir araç olarak değerlendiriyorlar. Başarısızlıklarını anlatıp aldıkları derslerden de ayrıntılı olarak bahsetmekten çekinmiyorlar.
  • Tevazu gösteriyorlar ancak başarılarından da mutlaka abartmadan da olsa bahsediyorlar.
  • Zamanı çok etkin kullanmaya yönelik kendilerine has bir teknik geliştirmişler.
  • Özendikleri ve imrendikleri şeyleri/kişileri, hiç aşağılık kompleksine girmeden anlatabiliyorlar. Geçmişlerindeki sıkıntıları da hiç sakınmadan anlatıyorlar.
  • Çevrelerindeki kişi kim olursa olsun (anne, baba, yakın dostları vs.) onları uygun bir dille eleştirebiliyorlar.

Aslında kitap, kişisel markalaşma ve networking alanında yazılmış en iyi kitaplardan birisi olarak nitelendirilebilir. Samimi ve açık bir kişi olmak, iyi bir kişisel marka imajı oluşturmak ve networking için gerekli şart olsa da; tek başına yeter bir şart olarak kabul edilemez. Bu yüzden bazı taktikler uygulamak gerekiyor. Kitaptan aldığım notlardan birkaçı şunlar:

  • Yardım beklemeden veya yardıma ihtiyacınız yokken başkalarına yardım edin.
  • Kendinize net hedefler belirleyin. Kendinize net hedefler belirlemek, dört aşamadan oluşur: Kendinizi tanımak(kişisel SWOT analizi), çevrenizin sizi nasıl tanıdığını öğrenmek, hedeflerinizi kağıda dökmek(hedefler, yardımcı olabilecekler ve yardımcı olabileceklere nasıl ulaşılabileceğiniz) ve kendinize birkaç akıl hocası bulmak.
  • Sosyal ortamlarda girişken olun. “Sormaktan bir şey olmaz.” anlayışını benimseyin. Heyecanlı olmanız ve reddedilme korkusu yaşamanız normal durumlardır. Bundan korkmayın.
  • İlk defa tanışacağınız biriyle buluşmadan önce ortak bir tanıdığınızı bulmaya çalışın. Eğer yoksa veya olsa dahi, o kişinin; önemsediği şeyleri/kişileri, hobilerini, başarılarını vs. mutlaka araştırın.
  • Tanıştığınız kişilere nasıl bir fayda sunabileceğinizden bahsedin.
  • İnsanlarla aranızda derin duygusal bağlar oluşturulabilecek üç şey vardır: Sağlık, servet ve çocuk.
  • Evinizde mütevazi partiler verin. Çok abartmamaya, samimi ve sürekli mutfakta vakit geçirmeyeceğiniz bir şekilde partinizi düzenleyin.
  • Kibrinize yenik düşmeyin. Hatta gerekirse başkalarının sizden önce tırmanmasına izin verin. Bir iş yaparken, çevrenizdekilerin de o işin içinde olduklarını hissetmelerini sağlayın.

Kitabı mutlaka okumanızı öneriyor ve yazımı Dalay Lama’nın çok beğendiğim şu sözü ile bitiriyorum:

“Biz insanlar, sosyal canlılarız. Başkalarının yaptıkları sayesinde dünyaya geldik. Başkalarına muhtacız ve bizi bu dünyada ayakta tutan da budur. İstesek de istemesek de başkalarının yaptıklarından bir yarar görmediğimiz bir an neredeyse hiç yok gibidir. Bu nedenle, mutluluğumuzun esas kaynağının başkalarıyla ilişkimiz olmasında şaşırtıcı bir yan yoktur.”  

Benzer Yazılar

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yazın

Su elementleri kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Arama
RSS
Beni yukari isinla