• Şuradasınız
  • Anasayfa
  • Genel
  • Endüstri Mühendisleri için Kült Kitaplardan Birisi: Amaç

Endüstri Mühendisleri için Kült Kitaplardan Birisi: Amaç

Yaklaşık 1.5 sene önce okuduğum Eliyahu M. Goldratt ve Jeff Cox’un yazdığı The Goal (Amaç) kitabından aldığım notları bu yazıda sizlerle paylaşacağım. Amaç, endüstri mühendisi ve fabrika müdürü Alex Rogo’nun fabrika ortamında yani iş hayatında karşılaştığı problemler ve onlara çözüm yaklaşımı ile Alex’in ailevi yaşantısının anlatıldığı hoş bir roman. Üretim sektöründe çalışan endüstri mühendisleri başta olmak üzere tüm mühendislere de güzel dersler veren bir kitap aynı zamanda.

Olayın akışına kendinizi kaptırmak ve bir serüvene çıkmak istiyorsanız kitabı mutlaka okumanızı öneririm. Kitapta birçok karakter adı geçiyor. O nedenle, kitabı okurken karakter adlarını  not ederek okumanızı tavsiye ederim. Şimdi kitaptan çıkardığım derslere göz atalım. Dikkatlice okursanız daha iyi faydalanırsınız diye düşünüyorum. Başlayalım.

Yeni bir teknoloji; satış miktarlarında, personel giderlerinde, stok miktarında değişikliğe yol açmıyorsa yani üretkenliği etkilemiyorsa gereksizdir. Verimlilik artışı ve maliyetin düşmesi, sürekli üretimden kaynaklanıyorsa stok miktarında artma riski vardır. Yani, yeni alınan teknolojinin kendini amorti etmesi için yüksek verimlilikte çalıştırılması, stoğa üretim yapılmasına neden olabilir. Üretkenlik, amaç doğrultusunda bir şeyler gerçekleştirmektir; boş yere değil. Amaç belirlemeden üretkenlik sağlanamaz. Bu amaç ise sadece 1 tanedir; o da para kazanmaktır. Yani amaç, yatırım getirisi ile nakit akışını eş zamanlı artırırken net karı yükseltmektir. Operasyonel anlamda ise amaç; akış (üretilen şeyin satılması), envanter (sistemin satmak için satınaldığı şeylere yatırdığı paranın toplamı yani satılabilme potansiyeli olan bütün yatırımlar)  ve işletme giderleri (sistemin envanteri alışa dönüştürmek için yatırdığı paranın toplamı: işçi ücretleri, elektrik giderleri vs. yani müşteriye satılamayan şeyler) göstergeleri ile belirlenir. Ar-ge çalışmaları sonucunda yeni bir ürün, proses vs. geliştirilirse bu çalışmalara ayrılan bütçe, işletme gideri; patent, lisans gibi satılacak bir şey ile sonuçlanır ise bu gider, stok niteliği taşır. Herkesin her an çalıştığı bir işletme verimsizdir. Çünkü işletmenin sonsuz sipariş alması mümkün olmadığından, sipariş olmadan yapılan üretim ancak stok maliyetlerini artırmaya yarar.

“Zincirin dayanıklılığı, en zayıf halkası kadardır.” sözünden de yola çıkarak, üretim hattı dengelemesi yapılırken kapasitesi en düşük sürece veya makineye göre planlama yapılmalıdır. Üretkenliğin artması için de, ilk önce bu en zayıf halkanın güçlendirilmesi gerekir. Ayrıca hattın sonunda bulunan ünitelerin kapasiteleri, hattın başında olanlara göre daha yüksek olmalıdır.

Pazarın kendisine yönelttiği talebe (fabrikadan dışarı çıkan tüm nihai ürünlere olan talep) eş değerde veya biraz daha az kapasiteye sahip olan kaynak, darboğaz oluşturur. Bunu bulmak için öncelikle pazardaki talebi öğrenmek, ardından da; her bir kaynağın bu talebi karşılamak için ne kadar süreye ihtiyacı olduğunu makinelerin bakım süreleri, işçi molaları, elektrik kesintileri vs. dahil edilerek hesaplanması gerekir. Üretim yapılan net süreler, talep edilen saate eşit veya altında ise bu darboğaz demektir. Bunu yaparken aynı becerilere ve kapasitelere sahip makineler bir grup olacak şekilde tüm proses iş merkezlerine ayrılmalıdır. Ya da direk ustabaşlarına gecikme yaşanan yerler sorulup ara stoklar gözlenebilir ardından bu alanlarla ilgili yukarıda bahsedilen yöntem uygulanarak teyit etme yapılabilir. 

Darboğazları yok etmek için ya kapasite artırımı yapılmalı (üretim hattının başında kapasite düşürülmeli, birbirini izleyen her proseste giderek artırılmalı) ya da işlem sırası değiştirilerek darboğaz oluşturan işlem başa geçirilmelidir.

Yavaş çalışan ve darboğaz oluşturan süreçlerde kahve molası gibi nedenlerle sürecin durması kesinlikle engellenmelidir. Isıl işlem gibi süreçler gerekirse outsource edilerek zaman kazanma yoluna bakılmalıdır. Ayrıca kalite kontrol, darboğaz oluşturan makinelerin öncesinde yapılırsa zamandan tasarruf edilmiş olur. Darboğazlar çok önemlidir. Çünkü fabrikanın kapasitesi, darboğazların kapasitesine eşittir. Yani darboğazda kaybedilen 1 saat, fabrikanın 1 saat durması ile eşdeğerdir.

Ancak darboğaz oluşturmayan süreçleri, verimli olmak adına darboğazlardan hızlı çalıştırmak yine gereksiz stok oluşturur. Eğer yeterli talep yoksa makinenin veya işçinin her zaman çalışması, verimli bir şey değildir. Bu yüzden, zaman etütleri yapılarak hammaddenin darboğaza gelme süresi hesaplanarak darboğaza göre zamanlama yapılması sağlanabilir.

428 sayfalık kitabı başarılı kılan şey, yukarıdaki püf noktaları size hikayenin serüveni ile birlikte yavaş yavaş vermesi. O yüzden ben kitabı okumanızı hararetle öneriyorum. Bu yazı, yönetici özeti tadında bir şey oldu. Umarım faydalı olur.

Benzer Yazılar

Yorumlar

Yorum Yazın

Su elementleri kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Arama
RSS
Beni yukari isinla