• Şuradasınız
  • Anasayfa
  • Genel
  • Endüstri Mühendisliğini Tercih Etmeli Miyim?

Endüstri Mühendisliğini Tercih Etmeli Miyim?

Üniversite ve bölüm tercihlerinin yapıldığı bu dönemde, blogum veya diğer mecralar aracılığı ile; öncelikli olarak endüstri mühendisliği, genel olarak da mühendislik bölümleri ile ilgili birçok soru alıyorum. Yeni mezun bir endüstri mühendisi olarak, tercih sürecindeki arkadaşlara yönelik bir yazı yazarak bu konudaki bilgilerimi ve tecrübelerimi aktarmak istedim.

Aileler, eğer puanları da tutuyorsa çocuklarını onların daha iyi bir geleceğe sahip olabilmesi adına ‘garanti meslekler’ olarak bilinen; tıp, diş hekimliği, mühendislik ve hukuk gibi bölümlere yönlendiriyor. Ancak çoğu zaman çocuğun ilgi ve yetenekleri ile yapacağı mesleğin uyumu göz ardı ediliyor. Aslında buradaki en kritik unsur, kişinin sevdiği işi yapmasıdır. Sevdiğiniz iş, kısa vadede iş tatminini, uzun vadede de iyi paraları beraberinde getirir. Çünkü işini seven kişi, çok çalışmaktan gocunmaz ve dolayısıyla işinde daha kısa sürede uzmanlaşarak iyi gelir etme yolunda da avantaj sahibi olur. Hiçbir bölümü küçümsemiyorum ancak “Ben su ürünlerini çok seviyorum. E o zaman su ürünleri mühendisliği yazarsam kesin çok para kazanırım.” da demeyin. Evet, o işte de çok para kazanmanız mümkün olabilir ancak tercih yaparken ülkenin ekonomik konjenktürüne de göz atmalı ve ona göre tercihinizi şekillendirmelisiniz. Ayrıca ‘çok para kazanma’ durumunu merkez kriter haline getirirseniz, size garanti ediyorum; mutlu olamayacaksınız. İşe her gün küfür ederek giden ve 20.000 TL maaş alan uzman bir doktor olmak yerine, işe gerçekten isteyerek giden ama daha az maaş alan orta düzey yönetici bir mühendis olmayı daha mantıklı buluyorum. Evet, haklısınız; para önemli ama sürdürülebilir mutluluğun tek başına garantisi değil. Yani ilk husus olarak kişisel özelliklerinizi iyi tanıyarak olaya başlamalısınız ve sonra parayı merkez kriter almadan ilgi alanlarınıza yönelik meslekleri araştırmalısınız. Yani “Bizim akrabanın oğlu çevre mühendisi. NASA’ya girmiş ve şimdi 30.000$ maaş alıyor.” minvalindeki meslek tavsiyelerinden uzak durun. Böyle kulaktan dolma bilgiler yerine; nasıl bir çalışma ortamı hayal ediyorsunuz? Arazi mi, ofis mi, fabrika mı, plaza mı, nasıl bir yer? Masa başı mı, seyahat etmeli mi, insanlarla iç içe mi? Devlette mi çalışmak istiyorsunuz, özel sektörde mi, ya da kendi işinizi mi kurmak istiyorsunuz? Gelecek 10 yılda iş dünyasında neler olması bekleniyormuş? Öncelikle olarak mutlaka bu sorulara yanıt aramalısınız. Bunlara ek olarak, meslek testi gibi şeylerden de faydalanabilirsiniz. Ardından, http://www.kariyer.net gibi iş bulma sitelerinden tercih etmek istediğiniz bölüme ait iş ilanlarına göz atın. Hatta biraz daha ileriye gidip, ÖSYM kılavuzundan bölümün senelik öğrenci kontenjanını bulup  “İş ilanı sayısı / Bölümün senede verdiği toplam mezun sayısı” oranına da bakabilirsiniz

Yazının buraya kadar olan kısmı, tüm bölümler için tercih yapacaklar için geçerliydi. Şimdi de biraz endüstri mühendisliği özelinde konuşalım. Endüstri mühendisliği, “İşletme bölümünün mühendis sıfatlı olanı.” , “Her şeyden az, hiçbir şeyden tam değil.” , “Hiçbir şey üretemeyen mühendis.” değildir! Karşımda muhattap olduğum kişiye göre bazen de ben de bu cümlelere karşı savunmaya yapmadan, evet deyip geçiyorum. Ama siz yine de farkları bilin diye anlatmak istiyorum. Bir mühendis, her zaman ortaya somut bir ürün (motor, bina, uçak vs.) çıkarma gayretinde değildir. Matematiksel teknikler kullanarak var olan sistemlerin işleyişini düzenlemek ve farklı metotlarla işin yapılmasını sağlayarak sistemi optimize etmek (eniyilemek) ve maliyetleri düşürmek gibi çalışmalar da mühendislik çalışmalarının kapsamındadır. Hele bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, kaynakları verimli kullanmak daha fazla önem teşkil ettiğinden; endüstri mühendisliği daha da önem kazanmaktadır. Donanımlı bir endüstri mühendisi, birçok farklı branştan aldığı derslerin de yardımıyla sistematik düşünmeyi öğrenir ve “her şeyin daha iyisi mümkün” düşüncesini esas alır. Bu sebeple nerede bir süreç varsa, yani ister bir hastanede, isterse de uçak imalatında çalışan endüstri mühendislerini görebilirsiniz. Endüstri mühendislerinin nerelerde ve hangi ünvanlarla çalıştığına buradan bakabilirsiniz. Ben illâ ki alınan endüstri mühendislerinin aldığı maaşları da öğrenmek istiyorum diyorsanız, yaklaşık değerler için şu linke göz atabilirsiniz.

Yazının bu kısmına kadar, endüstri mühendisliği reklamı yapmışım gibi gelebilir size. Merak etmeyin, negatif yönlerden de bahsedeceğim. İlk olarak, eğer üniversite bitene kadar endüstri mühendisi olarak hangi sektörlerde ve hangi departmanlarda çalışmak istediğinizi belirlemez ve buna göre kendi gelişiminize yatırım yapmazsanız, neredeyse tüm sektörlerde çalışabilme fırsatı sizin için bir dezavantaja dönüşür ve afallar kalırsınız. Çünkü çalışmak istediğiniz alana göre üniversitede stajlar ve projeler yaparak kendinize ona göre yatırım yapmalısınız. İkinci konu, kamuda (devlette) çalışmak istiyorsanız işiniz oldukça zor mesela diğer mühendisliklere kıyasla. Endüstri mühendisi alımları çok yüksek puanlarla yapılıyor ve kadro sayıları oldukça az. Bir diğer olumsuz denebilecek husus, örneğin bir makine mühendisi gibi projelerde imza yetkimiz olmadığı için imza atarak para kazanamıyoruz. Örneğin makine mühendisleri asansör, inşaat mühendisleri yapı denetim gibi projelerde imza yetkisine sahiptir ve proje hazırlayıp imza atarak bundan para alır. Bizde ise bağlı olduğumuz Makine Mühendisleri Odası’ndan alınan eğitimlerin ardından sahip olunan birkaç imza yetki belgesi var ancak sektörde aktif olarak henüz bilinmiyor ve net bir getirisi yok şu an için. Bu yüzden mesleki beklentinize göre diğer mühendislik disiplinlerini de içerecek şekilde etraflıca araştırmanızı öneririm. Girişken olun, tercih etmek istediğiniz kişilere ulaşıp telefonla veya yüzyüze sorularınıza yanıt arayın. O işi yapan kişi de, sizin geçtiğiniz yollardan geçti; çok büyük çoğunluğu size memnuniyetle yardımcı olacaktır.

Üniversite etiketi konusuna da kısaca değinmek istiyorum. Öncelikle şunu söylemek lazım: bu salt bir yarış değil. Yani üniversiteler arasında öğrencilerin birbirini geçme ve birbirine yetişme durumları çok net kriterlere bağlı değil. Yabancı dil, kendinizi ifade etme yeteneğiniz, bilgisayar bilgisi, yurtdışı tecrübeleri, staj ve part-time iş tecrübeleri, yaptığınız projeler, aldığınız eğitimler, kulüp aktiviteleri, not ortalaması gibi bir çok kriter var ve bu kriterler sizin çalışmak isteyebileceğiniz her işletme için farklı ağırlıkta önem taşır. O yüzden olabildiğince eğitimi iyi olarak bilinen okullarda okumaya çalışın ve ek olarak bir yandan da bahsettiğim bu ek niteliklerinizi geliştirmeye çalışın. “Dağdaki bir çalı dahi olsanız, en iyi çalı olun.”

Son olarak; okulların akademik kadrolarını yani hocalarını, varsa anlaşmalı oldukları şirketleri, öğrenci kulüplerinin aktifliğini ve bulunduğu şehrin sosyoekonomik yapısını mutlaka araştırmanızı öneririm.

Üniversite hayatı 4-5 senelik, iş hayatı ise 40 senelik bir süreç. Bu yüzden umarım mutlulukla icra edeceğiniz bir branşı tercih edersiniz. Bu konulara paralel olarak; blogumda daha önce “Kendini Geliştirmek” ve “Endüstri Mühendisliği Öğrencileri için Sıfırdan Yol Haritası” yazılarını yazmıştım. Bu yazıları da incelemenizi öneririm.

Başarılar.

 

Benzer Yazılar

Yorumlar

Yorum Yazın

Su elementleri kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Arama
RSS
Beni yukari isinla