• Şuradasınız
  • Anasayfa
  • Genel
  • İnsan Sadece Para ile mi Motive Olur?

İnsan Sadece Para ile mi Motive Olur?

Hiç merak ettiniz mi, bizi sadece para mı motive ediyor? Çoğu kişi, bir karar alacağı zaman sadece maddiyata göre karar alır. Özellikle insanın maddi kaygıları arttığında para, daha da önemli bir unsur haline gelir. Ancak biz sadece para ile mi motive oluruz? Bu sorunun cevabını bulabilmek için yapılan bir çalışmayı bu yazımda size aktarmak istiyorum. Dan Ariely, davranışsal ekonomi alanında profesör ve çok ünlü bir isim. “Akıldışı Ama Öngörülebilir” adlı kitabıyla iktisadi anlamda tabu haline gelmiş birçok konuyu, sosyal deneylerle ele alıp gerçeklikleri gün yüzüne çıkartıyor. Kitabı mutlaka okumanızı önerdikten sonra deneyleri anlatmaya başlayayım.

1. Deneyde;

1. gruptakilerden, 3 dolar karşılığında lego parçalarından oyuncak yapmaları istenmiş. İnsanlar oyuncağı yaptıktan sonra oyuncak, onların görebileceği bir yere konmuş. Ardından başka lego parçaları verilmiş ve aynı oyuncağı 2.70 dolar karşılığında yapmaları istenmiş, sonra da oyuncak yine görebilecekleri bir yere konmuş. Bu şekilde 2.40, 2.10 dolar şeklinde verilen para giderek azaltılarak insanlar artık bu paraya oyuncak yapmam diyene kadar devam edilmiş.

2. gruptakilerden de 3 dolar karşılığında lego oyuncak yapmaları istenmiş ancak bu sefer yaptıkları oyuncak parçalanmış ve onun parçalarıyla 2.70 dolara yeni bir oyuncak yapmaları istenmiş. Yine aynı şekilde 2.40, 2.10 dolar şeklinde azalan ücretler karşılığında oyuncak yapmaları teklif edilmiş. Deney sonunda; 1. gruptaki insanların, 2. gruptakilere göre çok daha düşük ücretler karşılığında oyuncak yapmaya devam ettiği görülmüş.

Çünkü 2. gruptakiler sürekli aynı oyuncağı tekrar tekrar yapıp bozmaktan emeklerinin boşa gittiği hissine kapılmışlar. Buna karşılık; 1. gruptakiler ise, neredeyse hiç ücret almayana kadar oyuncak yapmaya devam etmişler çünkü emeklerinin boşa gitmediğini hissetmişler. Yani yaptıkları işin bir anlam ifade ettiğini düşünmüşler. Halbuki, iki grubun yaptığı iş arasında neredeyse hiçbir fark olmamasına rağmen.

2. Deneyde;

İnsanlara üzerinde rastgele harfler bulunan bir kağıt verilip yanyana gelen harf çiftlerini bulup işaretlemeleri istenmiş. Bu eşleştirme işlemi için ilk kağıt için 3 dolar ve sonraki kağıtlarda ise gittikçe azalan ücretler vaad edilmiş.

1. gruptakiler bitirdikten sonra kağıt alınmış, kontrol edilmiş ve kontrol eden kişi “hı hı” diyerek onaylayıp kağıdı kenara kaldırmış.

2. gruptakiler bitirdikten sonra kağıt alınıp hiç bakılmadan kenara kaldırılmış.

3. gruptakiler bitirdikten sonra kağıt alınıp direkt olarak kağıt parçalama makinesine atılmış ve yok edilmiş.

Deneyin sonucunda; 1. gruptakiler neredeyse hiç para almayana kadar verilen işi yapmaya devam etmişler. 2. ve 3. gruptakiler ise ilk birkaç kağıttan sonra işi bırakmışlar.

Bu deneyde de insanlar yaptıkları işin boşa gittiğini görünce işi yapmaktan vazgeçme eğilimi göstermişler. Daha da ilginç olan şey de şu:  2. ve 3. gruptaki insanlar, kağıtlarını eşleştirirken hile yapabilirlerdi. Çünkü yaptıkları kontrol edilmediği için harf çiftlerini bulmadan kağıdı verip paralarını almaya devam edebilirlerdi; ama yapmadılar. Çünkü emeklerinin karşılığını göremediler. Yani insanların motivasyonunu arttırmak için yaptıkları işi gözden geçirip ‘hı hı’ demek yeterli olmuştu.

Bunlara paralel olarak kitapta bahsedilen bir diğer şey ise Dan Ariely’nin ismini verdiği “IKEA Effect.” 1940’lı yıllarda Betty Crocker adında bir pasta şirketi, kek yapmak için lazım olabilecek bütün malzemeleri toz haline getirip bir kutuda satmaya başlamış. Keki yemeye hazır hale getirmek için kadınların tek yapması gereken, karışımı suyun içine koyup fırına atmakmış. Ancak bu ürün hiç tutmamış. Bunun üzerine kek karışımından süt ve yumurta çıkarılmış. Yani artık kek yapan kadınların karışımın içine yumurta kırıp süt eklemeleri gerekiyormuş. Bu değişiklikten sonra satışlarda patlama yaşanmış. Çünkü insanlar kek yapmak için daha fazla uğraştıklarında kek yapmayı ve yaptıkları keki çok daha fazla sevmişler. IKEA’nın da eşyaları puzzle gibi birleştirme fikrini bu olgudan yararlanarak ortaya çıkardığı iddia ediliyor.

Toparlayacak olursak; insanın hayatını idame ettirebilmesi ve faturalarını ödeyebilmesi için para, mutlaka önemli bir kriter. Ancak tek ve yeterli kriter olmadığı da bu örneklerden açıkça gözlenebiliyor. İnsanlar, kendilerini “işe yarar” hissetmek istiyor ve yaptıkları işin başkaları tarafından takdir edilmesini bekliyor.  

Dan Ariely’nin kitabın konseptine uygun TED konuşmasını da izlemenizi tavsiye ederim. (Türkçe altyazılı)

 

Benzer Yazılar

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yazın

Su elementleri kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Arama
RSS
Beni yukari isinla